Taner Özdeş
satışın 10 altın kuralı yazarı
Satışın 10 Altın Kuralı
İnsan doğuştan satıcı mıdır? Yoksa sonradan satıcı olunabilinir mi? Bu soruların cevapları herzaman tartışılsada net bir cevaba veya yüzde yüz kanıtlanmış bir sonuca henüz varılamamıştır.


Son Eklenen Makaleler

30 yıllık Aşkıma
27.12.2015 sevgili eşim Neylan ile 30. evlilik yıldönümüz

Doğum günüm
Bugün benim Doğum günüm

Kozmik enerji ile tanışmam
Kozmik Enerji, bütünsel yaklaşımla hem korunma, hem temizlenme hem de şifa sağlayan en etkili tamamlayıcı tıp yöntemidir.


Son Eklenen Haberler
  • 11.01.2017
    Bundan sonra beni www.tanerozdes.com.tr takip edebilirsiniz. www.tanerozdes.com sayfamı açık bırakacağım
  • 15.02.2015
    Bu pazar günü , 15 Şubat, Caddebostan Büyük Klüp'te Yazarlar günü yapılıyor. Ben de Büyük Klüp üyesi yazarı olarak saat 14.00-17.00 de kitaplarımı imzalamak için orada olacağım.
  • 23.11.2014
    Satış konusunda bilgi ve tecrübeye sahip bir Satış yetkilisi, Duygusal Zeka'ya sahip olmadan müşterisin etkileyemez, ikna edemez, uzun vadeli ilişkiler kuramaz.


Natro Hosting

TAVSİYE YAZILAR
23.06.2015 yorumlar
0
Dinlemeyi Bilmiyoruz
Dinlemeyi Bilmiyoruz
Birini dinlerken, anlattığı şey ilgimizi çeksin veya çekmesin, bir süre sonra dikkatimiz dağılıyor, aklımız başka yerlere gidiyor ve karşımızdakini dinlememeye başlıyoruz.

Dinlemeyi Bilmiyoruz

Birini dinlerken, anlattığı şey ilgimizi çeksin veya çekmesin, bir süre sonra dikkatimiz dağılıyor, aklımız başka yerlere gidiyor ve karşımızdakini dinlememeye başlıyoruz. İster yolda karşılaştığımız biriyle ayaküstü bir sohbet, ister bir konferansta paylaşımda bulunan konuşmacı olsun uzun süre dinleyemiyor, ya başka şeyler düşünmeye başlıyoruz ya da oyalanacak bir şeyler buluyoruz. 

Dinleme eğitimi yok

Günün büyük kısmını dinlemek için kullansak da bu beceri, aynı zamanda en az pratik yaptığımız alan. İş dünyasında etkili iletişim adı altında birçok eğitim alıyoruz. Fakat dinleme üzerine neredeyse hiç eğitim yok !

Bir günde vaktimizin yüzde 70-80’ini iletişim için kullanıyoruz. Bu zamanı bölersek; yüzde 9’unu yazmak, yüzde 16’sını okumak, yüzde 30’unu konuşmak ve yüzde 45’ini de dinlemek için kullanıyoruz. Ve dinlediklerimizin de yüzde 70-90’ını yanlış anlıyor, değiştiriyor veya yanlış yorumluyoruz. Bu, hem kariyerimizi hem de özel hayatımızı etkiliyor. Tabii şirketleri de. Bir araştırmaya göre çalışanların dinlememekten ötürü şirket politikalarını, iş süreçlerini, iş fonksiyonlarını yanlış anlamalarının yıllık maliyeti şirket başına 62 milyon doları bulabiliyor. Dinlemek, iletişim becerileri arasında belki de en önemlisi. Aynı zamanda en az dikkat çekileni.

Dinlemeyince...
- Toplantılarınız daha uzun sürer.
- Bir fikri, mesajı anlamanız zaman alır.
- Anlamadan iş yapmanıza neden olur, bu da vakit ve dolayısıyla para kaybettirir.
- İletişim eksiklikleri ortaya çıkar ve bu da iş ilişkilerini ve verimi etkiler.
- Müşterinizi ve çalışanınızı dinlemeseniz, onları kaybedersiniz.
- Kaybettiklerinizi kazanmak için ekstra zaman ve para harcamak zorunda kalırsınız.

Daha iyi bir dinleyici olmak için tavsiyeler :

Dikkat dağıtıcıları devre dışı bırakın: Telefon, tablet, televizyon... Unutun gitsin. Konuşmacıya verdiğiniz dikkati başka şeylerin bölmesine izin vermeyin. Aynı anda birkaç işi sektirmeden yapabileceğinizi düşünebilirsiniz ama farkında olmadan kaçırdığınız şeyler olabilir. 
Lafını bölmeyin: Konuşan kişinin sözünü kesmeyin. Birçok tartışma programında görmüşsünüzdür, konuşan kişi lafını tamamlamadan araya girerler, konuşma iyice çorba olur. Yapmanız gereken öncelikli şey dinlemek, lafı bitince konuşmaya başlayın. 
Anlayın: Konuşmalarda insanların dinlemekten çok söyleyeceği şeye odaklandığından bahsetmiştik. Önce anlayın, verilen mesajı alın, ardından söyleyeceklerinizi düşünün. 
Hatırlayın: Hatırlamak, alınan bilgiyi desteklemek demektir. Çok kez başınıza gelmiştir, biriyle konuşursunuz, söylediklerini anlarsınız fakat birkaç dakika sonra ne söylediğini, ne konuştuğunuzu unutursunuz. Konuşulanları hatırlamak için söylenenleri kısa süreli hafızadan uzun süreliye geçirmeniz gerekir. Mesela anlatılan şeyi, bildiğiniz bir konuyla bağdaştırabilirsiniz. 
Değerlendirin: Bu aşamada yanıtınız için hazırlanmaya başlayabilirsiniz. Fakat unutmayın, hala dinleyicisiniz. Mesaj alındıktan ve anlaşıldıktan sonra değerlendirmeye alın ve cevabınızı/söyleyeceğiniz şeyi düşünmeye başlayın. 
Cevap verin: Karşınızdakini dinlediniz, söylediklerini anladınız, ne söyleyeceğinizi düşündünüz... Bütün bu aşamalardan sonra cevap vermek çok daha kolay olacak.

 

Kaynak : Zeynep Mengi Öztel 

 



Yorumlar
0


Yorum Ekle

Ad Soyad
E-mail
Kurum
Yorum
Taner Özdeş | 2011 | Her Hakkı Saklıdır
Paradigmasal