İnanç mı Yoksa Para mı?

Son günlerde insanları en çok motive eden şey nedir sorusunu cevabını düşünüyor ve bunun yanıtını bulmak için araştırıyor ve gözlemliyorum.
Son günlerde insanları en çok motive eden şey nedir sorusunu cevabını düşünüyor ve bunun yanıtını bulmak için araştırıyor ve gözlemliyorum.

Motivasyon içten mi gelir , yoksa dışarıdan mı?

Bu hafta “Asemble” firmasının organize ettiği mükemmel bir seminere katıldım.
Bu yıl ikincisi düzenlenen Düş= Gerçek +Zaman isimli seminerinin konusu “Kuantum Liderlik”

Seminerde Amerika’nın en iyi psikoterapistlerinden Anthony Galie Kuantum tarafından hipnoz edildim. Hipnoz edilme fikri bana ilginç geldi. 250 kişi arasından sadece 5 kişi bu deneyime katılacaktı. Anthony, bunu söyledikten sonra hemen düşünce gücümü devreye soktum.

Düşünce gücüm bana her zaman şunu söyler “Evrene istediğin şeyi çok istediğine dair kuvettli bir mesaj ilet”. İster inanın ister inanmayın ama salonda ilk seçilen kişi bendim. Tabii ki seçmek için ufak bir deneme yaptı. Denemeyi yapanlar arasından en uygun olanları seçti.

Ayırca belirtmek isterimki; Bu ilginç bulduğum deneyi 28 Mayıs’taki “Limit Sizsiniz” seminerimde katılanlara tatbik edeceğim. Kayıt yaptırma imkanına sahipsiniz.. http://www.tanerozdes.com/Limit-Sizsiniz-Semineri_s7.aspx

Hipnozun sonunda şunu anladım. Dünyada en büyük güç, düşünce gücü. İnsan, beyninin sadece yüzde 10’unu kullandığını düşünürseniz bu gücü ne kapasitede kullanacağımız bize kalmış. Potansiyeli siz düşünün. Bunun binlerce örneğini sporda yaşıyoruz. Mucizeler gerçekleşiyor...

Peki bu noktada aklıma gelen soru ; Para mı daha büyük güç, yoksa İnanç mı ?

Liderlik zirvesinde ilgimi en çeken soru şuydu : “ Günde 24 saat, her gün yapmak isteyeceğiniz iş ne olabilir? Hem de size hiç bir ücret ödenmeyeceğini düşünürseniz” Aslında bunun başka soru şekli “hayatta en çok ne yapmak sizi mutlu eder?”
Para tabii ki belli bir ölçüde bizler için motivasyon aracıdır ama sadece belli bir ölçüde,fazlası motive etmez,ama İnançlarımız bizi motive eder.

Dünyada yapmak istediğimizi yapmamamızın en büyük 3 nedeni var - Stepheno D’Anna (Tanrıların Okulunun yazarı ) şöyle diyor: Korku, Şüphe,Kaygı ve Olumsuz düşüncelerimiz..

Bunlardan kurtulursanız hayatın gerçek anlamını ve mutluluğunu elde edersiniz.
Bunların yıkmanın en büyük sırrı ise arkasından koşacağınız bir düşe, hayale sahip olmak”

Hipnoz edilerek uyutulmuş, birçok şeyi kontrolümün dışında 250 kişinin önünde yapmıştım. Gösteri bittiği zaman, birçok kişi yanıma geldi. Bir çok kişi bana soru yöneltti; “Nasıl oldu? “ “ Para mı aldın?” “ Senin gibi güçlü biri nasıl hipnoz olabilir?” “Olamaz, inanmıyorum, imkansız !” Bu sorulardan sonra ben bile kendimden şüphe etmeye başladım.

Bu sorulara ise yanıtım çok basitti; sadece Anhony’ye güvendim, inandım ve bu deneyimi yaşamak istedim. Emimim diğer 5 kişiden daha az kontrolümü kaybettim. Ama uyudum, hatta uyurken kahkahalar ile güldüm, kolumu 10 dakika hareketsiz havada kitledim. Bunların hepsini bilinç dışı yaptım.

Düşüncenin gücü, enerjinin gücü. Bunları sürekli okuyorum. Ama yaşamak ayrı bir şey.

Konferansın adı Düş = Gerçek + Zaman. Stepheno diyor ki “ Düş ile gerçek arasındaki tek fark zamandır. Yani zamanla düşlerimiz gerçek oluyor. Hayatımda geldiğim bir çok noktada istek,çaba, inanç, kararlılık, çok istemenin gücünü gördüm. Bazı noktalarda korkularım oldu. Halen de zaman zaman var. Bunların bana zararı oldu mu derseniz tabiki oldu. Çünkü bunlar hayatımı kısıtlamama sebep oluyorlar. Bana göre en büyük başarısızlık veya pişmanlık; başlamamak, denenememek, başında vazgeçmektir. Bu nedenler gerçek başarısızlıktır.
Aslında ben hayatta başarısızlık diye bir kavrama inanmıyorum. Aynı şekilde hedef olmadan ulaşılmış bir başarı, bana göre başarı değildir.

“Dice Kayek” markasının yaratıcıları çocukluktan tanıdığım Ayşe ve Ece Ege’nin hikayelerini dinlerken başarının aslında bir adım ileride olduğunu ve bu iki kardeşin başarılarının sırlarının sadece kendilerine olan inançları olduğunu konuşmalarından anladım. Şans var mı? Var. Ama “şans hazır olana güler” diye bir söz var. Ayşe ve Ece’nin paraya ihtiyaçları yoktu. Herkes gibi evlenip sade bir hayat yaşayabilirlerdi. Ama tutkuları ve kendilerine inançları vardı. Ece Ege ile olan sohbetimi yakında zevkle okuyacağınızı ümit ediyorum. İnanın bu tür insanlarla tanışmak bana hayatın anlamını bulmamı sağlıyor.

Ben niye varım bu dünyada sorusunu cevabını düşündünüz mü? Düşünmediyseniz yoksa o zaman en kısa zamanda cevabını bulun. İnanın bunun cevabı çok para olamaz!

En son konuşmacı olan Continental Hava Yollarını batmaktan kurtaran muhteşem şirketin CEO’su Gordon Bethune’nin konuşmasını heyecanla beklemiştim. Kendisinin en önemli sözü halen aklımda “Başarı nereye gittiğini bilmektir, bilmiyorsan, seni her yol sonunda oraya çıkaracaktır”

Doğru karar verme yeteneği iyi bir liderin en önemli vasfıdır diyordu. Paranın insanı motive etmeyeceğini ve yanında çalışanlara değer vererek, paylaşarak nasıl havayollarını kurtardığını anlattı. Dinleyiciler ise her zaman ki gibi bir formül bekliyorlardı. “ Başarınızın sırrı nedir? İyi bir lider nasıl olmalı?” Buna benzer sorular.

Bugün gençler 6 ayda müdür olmak istiyorlar. Başarının ilişkilerle olduğunu düşünüyorlar. Ama maalesef ilişkiler sadece sizi kapıdan içeri sokar, orada kalmanızı sağlamaz.

İnanç, tutku, çalışkanlık, bunlar varsa başarı her zaman sizin olacaktır. Bunun kısa yolu ve formülü maalesef yok. En büyük başarıya ulaşmak mı istiyorsunuz, o zaman başarısızlık oranınızı ikiye katlayın!

Limit Sizsiniz seminerlerimde görüşmek üzere..

Sevgilerimle,
Taner Özdeş

Comments powered by CComment

Bize Ulaşın

Halim Meriç İş Merkezi Cemal Sururi Cd. No:25/18 Şişli İstanbul

  • dummy0532 255 97 82

E-Bülten

E-posta adresinizi girin, size daha fazla bilgi gönderelim...

Ara