Liderlik!

Rekabet, değişim, teknoloji, küreselleşme, politik ve ekonomik çalkantılar hiç bu kadar yüksek olmamıştı ve insanlar sağlam bir zemin bulmaya çalışırken moralleri çok düştü. Toplumları nasıl liderler ileriye götürüyorsa, kötü liderler de toplumların sonunu getiriyorlar.

Günümüzde tüm organizasyonlar karşılarına çıkan sorunlarla başa çıkmak için her zamankinden daha çok liderlere ihtiyaç duymaktadırlar.

İş hayatında lider kelimesini hep duyarız, ama tam ne olduğunu anlamayız. Aynı iş dünyasında sürekli strateji kelimesinden sürekli bahsetmeleri gibi, liderlik kavramı da bolca kullanılmaktadır. Liderlik konusunda bulduğum en güzel tanım . “ Kendisini dıştan kuşatan her türlü sosyal şekillendirici unsur ile içten kuşatan her türlü doğal ve edimilmiş etkileyici unsura karşı, onları kontrol altına alıp, hürriyetini kazanmış tamamen hür irade ile seçtiği, ideal edindiği yaratıcı hamlenin sorumluluğunu merkezine yetiştirdiği ahlaki bir hareket, bir başkaldırıyı yaşayan kişidir” ve bu nedenle insani ve ahlaki bir olgudur..

İyi bir lider örneği Atatürk, kötü bir lider örneği Adolf Hitler’dir. İkisi de vizyonu, çoşkusu, tutkuları , bitmek bilmeyen enerjisi ile insanları arkasından sürüklemişlerdir. Her iki liderin en önemli farkı ikisinde amaçları farklı idi.

Liderde bulunması gereken en önemli özellikler arasında “ özgüven, dürüstlük, adil olabilmek , yaratıcılık ve en önemlisi sorumluluk alabilmek” sayılabilir.

Liderlik eylemle ilgilidir. Herkesin yapamadığını, yapmaya cesaret edemediğini yapabilmektir. İş hayatımdaki kendi tecrübelerime göre insanların geri liderliği göstermemesinin nedeni çoğunlukla, insanların büyük bir bölümünün yapmaları gerektiğini bildikleri şeyleri, yapmaları gereken zamana yapma özdisiplinine ve cesaretine sahip olmadıklarından kaynaklandığını düşünüyorum.

Dünyada yapılan araştırmalarda dehaların başarılarının nedeni olarak “ kararlılık” , dünyada en büyük başarısız olma nedeninin “ vazgeçmek” olduğu ortaya çıkmış. Bu sene Fatih Terim ve öğrencilerinin Avrupa kupasındaki başarılarının nedeni sizce “yetenekleri mi” “çok anteraman yapmları mı?” “şanslı olmaları mı?” yoksa başarma ve kazanma inançları mıydı

Yaşam bize iki şey arasında tekrarlayan şekilde bir tercih hakkı sunmasıdır. Bu tercih bizim irade ve kararımıza bağlıdır : Ya isyan ya uyum. Akıllı olmak neye isyan edeceğimizi, neye uyum göstereceğimizi bilmektir.

Mantıksal analiz, zeka keskinliği iyi bir liderden beklenen ama tek başına yeterli olmayan unsurlardır. Gerçek liderler iyi bir zekanın yanında duygusal zekaları da güçlüdür. Duygusal zeka dört bileşenden oluşur :

Özbilinç – Kişinin duyguları, güçlü yanları, sınırları , değerleri, dürtüleri hakkında derin bir anlayışa ve farkındalığa sahip olmasıdır.

Özyönetim/ özdenetim – Kişi ne hissettiğini bilmez ise o hisleri yönetemez, bunu yerine duygularının hakimiyetine girer. Olumsuz duygular, öfke, nefret, kaygı, endişe beynin düşünme konstrasyon yeteneğini bozar. Özdenetimi yüksek kişiler baskı altında bile iyimserlikleri kaybetmezler, ahenk yaratan olumlu duygular yayarlar.


Empati – Başka birisinin yüzünden sesinden duygularını okuyabilmek ve uyum sağlıyabilmektir. Kişinin kendisini başkasınn yerine koyabilmesi, olayları onun yönüden hissedebilmesi ve görebilmesi demektir.

İlişki yönetimi : İlşkileri beceri ile yönetebilmek liderlerin başkalarının duyguları ile baş edebilmesi anlamına gelir, bu ise öncelikle kendi kendisini denetim altına alması ile başlar.

Rosa Parks, 1955 Aralık ayında 43 yaşındaki bir terzi kadın tutkusunu, odak noktasını buldu. Zenci olan Rosa, Alabama, Montgomary'de yaşıyor ve çalışıyordu. O zamanlar zencilerle beyazlar arasındaki ayrım, yasalarla belirlenmişti. Yasa, beyazların otobüsün ön tarafında, siyahlarınsa arka tarafında oturacağını söylüyordu. Otobüse bir beyaz bindiğinde oturacak yerler boş değilse, bir siyahın ona yer vermesi gerekiyordu. Rosa artık bu haksızlığa katlanmak istemiyordu. Yerini vermeyi reddetti ve tutuklandı. Bu olay manşetlere taşındı, oradan da Dr. Martin luther King'e. Gerisini tarih anlatıyor. Rosa, ölünceye kadar zencilerin, özellikle de gençlerin adil, eşitlikçi ve daha iyi bir dünyada yaşamaları için çalıştı. Rosa odak noktasını, tutkusunu asla kaybetmedi.


Eğer gerçek bir lider olmak istiyorsanız, aklınızla yönetin, yüreğinizle liderlik yapın..

Lider, özgür irade, hamle ideali ve sorumluluk ahlakına sahip kişidir. Tüm bunları yapabilmek için hayatta yüksek bir amacınız ve büyük bir hayaliniz olmalı, en önemlisi bunları yapabilecek özgüven ( cesaretiniz) güçlü bir tutkunuz ve bitmek bilmeyen bir enerjiye sahip olmanız gerekir.

Sevgilerimle,
Taner Özdeş

Comments powered by CComment

Bize Ulaşın

Halim Meriç İş Merkezi Cemal Sururi Cd. No:25/18 Şişli İstanbul

  • dummy0532 255 97 82

E-Bülten

E-posta adresinizi girin, size daha fazla bilgi gönderelim...

Ara