İlişkiler!

Hayatımızda temelde herşeyimiz ilişki kabiliyetimize bağlılıdır. İnsanlar ne kadar yetenekli, başarılı olursa olsunlar, diğer insanlarla doyurucu ilişki kuramıyorlarsa, veya kurduğu ilişkileri yönetemeyip sürdüremiyorlarsa mutlu olamıyorlar. Birçok arkadaşı olup kendini yalnız hisseden insanlarla hepimiz karşılaşıyoruz. İnsan zengin veya meşhur da olsa, diğer insanlarla sağlıklı ve doyurucu ilişki kuramıyorsa, hayatlarında önlenemez bir boşluk oluyor.. Bu insanlar aileleri, akrabaları ve yakın arkadaşları ile ilişkilerini idare edemekdikleri için koparıyorlar.

Günümüzde boşanma oranı hızla artıyor. Kimse kimseye taahammül etmek istemiyor; kişilerin eğit,m düzeylerinin yükselmesi, kadınların eskisine göre çok farklı düşünmeleri ve davranmaları, hertürlü kadın-erkek ilişkisinin yürütülmesini zor hale getiriyor. İlişki kurmak, geliştirmek ve yönetmek , günümüzün iş ve sosyal yaşamında bir numarılı beceri haline geldi.

İlişki kurma kapasitemiz, bizi hem iş, hem özel, hem sosyal hayatta başarılı ve mutlu olmamızı sağlıyor. Hayatım boyunca satış mesleğinde beni mutlu eden, başarılı satışlar yapmamdan çok, yeni insanlarla tanışma fırsatını bana vermesiydi. Bu benim için satışta çalışmanın en cazip yanıydı. Bu şekilde kendimi geliştirmemin yanında, tanıştırmış olduğum yeni insanlar bana hayatımda yeni fırsatlar kazandırdı.

İlişki kurabilmek niye bu kadar zor ? İnsanların ilişki kurabilmelerinin sırrı nedir? İlşki kurmadan iş hayatında başarılı olma şansımız var mı ? Dünyanın en başarılı insanları bilgileri ile mi, yoksa kurmuş oldukları ilişkilerle mi en tepe noktalara geliyor?

İlişki kurmanın zorluğu insanın egosudur. Ego derken insanlar kendileri gibi insanları tercih ediyorlar, zor insanlarla veya kendilerinden farklı insanlarla iletişim kurmak istemiyorlar.

Bu da insanların iş yaşamındaki başarılarını engelliyor. Harvard Business School tarafından dünyanın en iyi satışcıları arasında yapılan bir araştırmada; çok başarılı ile standart satışçılar arasındaki en büyük fark üstün başarılarının herkes ile ilişki kurabilmeleri, diğer satışcıların ise sadece kendileri gibi kişileri ile ilişki kurabilmeleriydi.

Çevremde çok fazla arkadaşı olmayan veya 8-10 arkadaşı dışında başkaları ile sosyalleşmek istemeyen bir çok tanıdığım var. Bunu eleştirmek için söylemiyorum. Bu bir seçimdir.

Ben yeni insanlarla tanışmaktan, onların dünyalarını keşfetmekten çok keyif alıyorum. Nasıl bir filme gidiyorsak ve orada kendimizden farklı insanların dünyalarını seyredip keyif alıyorsak, kendi hayatımızda niye aynısını yapmayalım. Bunun dışında her türlü insanla sohbet edebilmek de çok keyiflidir. Sürekli gelişirsiniz. Tanıştığınız kişi her kesimden olabilir; bir taksi şöförü, garson, resepsiyondaki görevli, sırada beklerken önünüzde duran bir kişi, uçakta yanınızda oturan bir yabancı , bunlarla tanışmak tamamen sizin kararınızdır. Konuşmayabilirsiniz veya benim gibi kendinizi tanıtarak sohbete başlayabilirsiniz.

Küçükken ailem beni lisanımı geliştirmem için yurtdışına gönderirdi. Benim içinde en eğlenceli olan uçağa bindikten sonra hostesler olmak üzere yanımdaki yolcu ile sohbet etmekti. Bu benim için bir oyun olmuştu. Yeni tanıştığım kişiye güleryüzlü, sıcak bir şekilde yaklaşarak kendimi tanıttığımda, aynı sıcaklıkla o kişininde benimle sohbet etmeye başladığını gördüm. Bunu ufak yaşlardan başlayarak her türlü insanla yaparak kendimi geliştirdim. İnanılmaz bir özgüvene sahip oldum. Bir restoranda ünlü birisini görsem, hemen yanına gidip kendimi tanıştırmaya başladım. Bunu yaparken şöyle düşünüyordum: Tanışmak istediğim birisinin yanına giderek kendimi tanıştırsam ne kaybederim? İkinci herkesin düşünmediği nokta, ünlü ve meşhur insanlar düşündüğümüzden daha yalnız ve çekingen kişilerdir. İnsanlar onlara yaklaşmaya çekindiği için doğal olarak birisi yanlarına gidip kendilerini tanıştırdığında çoğu zaman hoşlarına gider. Şöyle düşünün .. Birisi sizin yanınıza gelse ve size hayran olduğunu , tanışmaktan dolayı çok heyecanlandığını, mutlu olduğunu söylese, ne hissedersiniz? O kişiyi tersleyip red mi edersiniz, yoksa gülümseyerek elinizi mi uzatırsınız?

Hayatım boyunca her türlü insanla tanışma imkanım oldu. Bu kişilerin medyada olduğu gibi görünmediklerini, içlerinde farklı bir dünyaları olduklarını keşfettim. Yıllar önce bir akşam yakın arkadaşlarımla Süreyya Lokantasına gitmiştik. Arkamızdaki masada Ajda Pekkan vardı. Ben tabii kendimi tutamadım: Herkes benimle gidersin gitmezsin diye iddiaya girdi. Ben hiç tereddüt etmeden Ajda Pekkan’a gittim. Kendimi tanıttım, sonrasında kendisini masamıza çağırdım. Kendisi kırmadı geldi. Bunun gibi Serdar Ortaç, Nilüfer, Müjde Ar, Hülya Avşar bir çok ünlü ile bu şekilde tanıştım. İnanın çok kolay gerçekten isterseniz.

Harvard Business School’un bir projesi için 1,000,000$ sponsorluk bulmak amacıyla birçok işadamınla tanışmam gerekiyordu. Bir akşam Hürriyet Gazetesi’nin düzenlemiş olduğu bir ödül töreninde Türkiye’nin en zengin 2 işadamı benden birkaç metre ileride duruyorlardı. Bu fırsatı kaçırmam mümkün değildi. Hemen cesaretimi topladım ve hepsiyle tanışmam konusunda kararlılıkla tek tek yanlarına gittim ve projemi anlattım. Hepsi bana o kadar yakın davrandılarki kendimi çok iyi hissettim. Bu kişiler kimler miydi? Sakıp Sabancı ve Bülent Eczacıbaşı.

Hayatımıza renk gelmesini, hayattan keyif almak istiyorsak, bu bizim diğer insanlarla ne kadar rahat, istekli ve içten ilişki kurma yeteneğimize bağlıdır. İnsanlarla tanışmak kadar bu ilişkileri geliştirmek, zaman zaman yönetmek ayrı bir beceridir. Bu gözünüzü çok korkutmasın benim tahminen 500 ‘ün üzerinde sürekli görüştüğüm bir sosyal ağım var. Bunlarla ilişkileri belli bir düzeyde götürmek kolay değil. Bana nasıl zaman buluyorsun dediğinizi duyuyorum. Ayrıca her hafta ortalama 10 yeni insanla tanışıyorum. Vermiş olduğum seminerleri buna dahil etmiyorum. Bunların hepsini yönetmek belli bir beceri gerektiriyor. Bana kendimi sürekli geliştirme fırsatı veriyor.

Ben bu ilişkileri sürdürebilmek için dünyanın en geçerli formülünü uyguluyorum . Bu sırrımı sizlerle paylaşayım. İnsanlara yardım etmekten, o insanları başka insanlarla tanıştırmaktan büyük keyif ve haz alıyorum. İletişimimi her zaman samimi olarak gerçekleştiriyorum. Bunun karşımdaki kişiyi ne kadar tanıdığımla hiçbir alakası yok. Sizi 5 dakikada, 5 yılda, 50 yılda tanısam yaklaşımım hep aynıdır. Bunu beni tanıyan insanlara sorabilirsiniz.

Ayrıca çok rahat olmam, diğer insanlarında kendilerini yanımda rahat olmalarını sağlıyor.

2002 yılında , üyesi olduğum derneğimizin Jaycees Avrupa Konferansı’na Kemal Derviş’i davet etmiştik. Kendisinden sorumlu kişi bendim. Kemal Bey’i karşıladım. Kısa bir süre kendisi ile eski dostlar gibi sohbet ettik. Oldukça mütevazi bir insandı.

Derneğimize sponsorluk bulmak anlamında eski İstanbul Menkul Kıymetler Müdürü Osman Birsen ile de bir ziyaretimde keyifli bir sohbetimiz oldu. Kim olursa olsun sonuçta insanlara doğru ve samimi yaklaştığınızda olumlu bir karşılık buluyorsunuz.

Geçen sene büyük oğlum Cem’in bir arkadaşı ile ortak olarak düzenledikleri 18. yaşgünü partisine 150 kişi katıldı. 18 yaşında 100 üzerinde arkadaşa sahip olmasını gururla izledim. Oğlum beni de geçmişti. Okul başarısından daha da önemli bir meziyet olan insan ilişkileri becerisine sahip olması beni çok mutlu etti.

Bu yazıyı yazdığım akşam eşimin şirketten bir arkadaşının doğumgünü partisine davet edildik. Yaşları bize göre oldukça genç bir grup ile birlikte olduk. Kısa bir sürede kaynaştık, güzel bir akşam geçirdik. Yeni insanlarla özellikle gençlerle zaman geçirmek bana büyük keyif veriyor.

Gecenin ilerleyen saatlerinde meyhanedeki solistin şu sözleri günümüzde önemli bir mesajı bize söylüyordu “ Kim arar seni kim arar vefasızı kim arar ...“ Siz siz olun insanları aramayı ihmal etmeyin. İnsanları karşılık beklemeden sevin, yardım edin.. İnsan ilişkilerindeki başarınız hayattaki başarınızı belirleyecektir. Bu konuda kendinizi ne kadar geliştirirseniz kendinizle daha barışık ve mutlu bir insan olacaksınız. En önemlisi kariyerinizde üst basamaklara tırmanacaksınız.. Sonuçta insanlar insanlar ile iş yapar.

Önümüzdeki hafta ilişkiler üzerine tecrübelerimi ve gözlemlerimi paylaşacağım.

Sevgilerimle,
Taner Özdeş

Comments powered by CComment

Bize Ulaşın

Halim Meriç İş Merkezi Cemal Sururi Cd. No:25/18 Şişli İstanbul

  • dummy0532 255 97 82

E-Bülten

E-posta adresinizi girin, size daha fazla bilgi gönderelim...

Ara