Yaşam Koçu ile Keyifli Sohbet!

Çağımızın hızı, insanın fiziken olduğu kadar ruhunu da yoruyor .Bir çok yeni kavram girdi hayatımıza: Koçluk, Reiki , Meditasyon, Yoga, Terapist, Psikiyatrist .. Bu yöntemler insanların yardımına koşuyor. Yaşam koçluğu nedir? Ben merak ettim. Kimler yaşam koçuna ihtiyaç duyar? Faydası nedir ? Bütün bu konuları kendisini takdir ile izlediğim Füsun Paşa’ya sordum.

Spor, masaj, sauna, doğada yürüyüş beni dinlendiren aktiviteler, ama enerjimi yeni insanlarla tanışmaktan, kitap okumaktan, birşeyler öğrenmekten, en önemlisi insanları sevmekten alıyorum

Füsün Paşa’yı internette gezinirken keşfettim. Kendisine email atarak kahve içmeye davet ettim. 2 saat sıcak sohbetten sonra kendisi ile röportaj yapmak istediğimi söyledim. Beni kırmadı ve bilgilerini samimi bir şekilde siz değerli okuyucularımla paylaşmama fırsat verdi. Gerçekten zor sorular sordum. Tüm sorulara aynı samimiyetle cevap verdi. Birçok aklınıza gelen ama kimseye soramadığınız soruları ben sizin yerinize sordum.

Yaşam Koçluğu ve kişisel gelişim konularında eğitimler veren uluslararası yetkiye sahip Yaşam Koçu ve NLP Uzmanı Füsün Paşa hakkında http://www.livcon.co.uk/uzmanlarimiz/fusun-pasa.html linkinden detaylı bilgi alabilirsiniz.

Ben keyifle okudum, umarım siz de bu güzel sohbetten aynı fayda ve hazzı alırsınız. ...

-Yaşam Koçluğu ve kişisel gelişim konularında eğitimler veriyorsun? Uluslararası yetkiye sahip Yaşam Koçu ve NLP Uzmanısın. Reiki Master ve EFT Terapistisin. Güzel de sen tam ne iş yapiyorsun?
Ben hepsini bir bütün olarak görüyorum..Bana o kadar farklı insanlar geliyor ki.. Şirket yöneticileri, patronlar,iş dünyasında olan kişiler, ev kadınları, öğrenciler, yaşam alanların da dibe vurmuş nasıl çıkacağını bilmeyen, duygusal travmalar geçiren, ilişkilerinde sorun yaşayan, boşanan, tacize uğrayan, sadece özel eğitim alarak kişisel gelişim hakkında kendini geliştirmek isteyen, hedeflerine nasıl ulaşacağını bilmeyen, korku ve fobileri olan, yaşamdan vazgeçen, kurban rolünü oynayan, olumsuz düşünceler içinde yaşamaktan bıkmış, enerjisini yanlış kullanarak hayatını, sağlığını bitiren, yaşam amacını bilmeden rüzgara kapılmış sürüklenen bir çok insan benden danışmanlık alıyor.Bende belli bir sınır içinde hareket etmiyorum. Kişinin o an neye ihtiyacı varsa o bilgimi kullanıyor, o eğitimi veriyorum. En önemlisi kendi başına kaldığında da hayata nasıl bakması gerektiğini kendini nasıl iyileştirebileceğini öğretiyorum..sonuçta kişinin inancı çok önemli enerji kullanımına inanmayan bir insana illaki reiki veya başka bir enerji çalışması yapamam..yada EFT uygulayamam..ben tüm teknikleri anlatırım..nasıl bir çalışma sistemi içinde olacağımızı danışan çok iyi bilir.. Buna birlikte karar veririz..Sonuçta ben tüm teknikleri bir bütün halinde uyguluyorum.
-Niye bu işi yapıyorsun?

Çünkü seviyorum.. İnsanları ve yaşamı aslında bu dünyayı çok seviyorum, her insan benim için çok değerli ve çok özel. Ben kendi yaşamımı daha keyifli ve güzel bir şekilde yaşayabiliyorsam istiyorum ki her insan bunu yapsın..üzüntü, acı, öfke, nefret vs.. olumsuz duygular içinde kurban rolünü oynamasın..Olumlu düşünen, kendilerine, yaşama, insanlara sevgiyle bakan değer veren insanlar çoğalsın.. Bu işi sevmezsen yapamazsın. Benim bu hayatta çok başarılı olduğum bir konu işini sevmek,reklamcıyken de işimi çok severdim yaşam koçluğu yaparken de işimi çok severek yapıyorum..Enerjim yükseliyor,çok daha yaratıcı oluyorum,içimdeki coşku artıyor,kendimi gerçekleştiriyorum,en önemlisi yaşam amacımı gerçekleştiriyorum. Yazmış olduğum yazılar için gelen yüzlerce binlerce maili tek tek cevaplıyorum, telefonum 24 saat açık, gecenin bir yarısında ağlayarak telefon açan kişiye sevgiyle yaklaşıyorum,bana ulaşamadıklarında muhakkak geri dönüyorum.Tatiliniz yok. Bütün bunlar yorgunluk vermiyor, enerjimi yükseltiyor. İnsanlara aslında sadece tabela oluyorum.Bu çok keyifli ve mutluluk veren bir çalışma,ancak işini seversen başarılı olursun buna inanıyorum.


-Bu işte insanlar sana niye geliyor? Sonuçta hayatlarında nasıl bir değişiklik sağlıyorlar?
İlk geldiklerinde hayatlarında bir sorun oluyor ve onu iyileştirmek için geliyorlar. Sonra yaşamlarındaki büyük tabloyu görüyorlar, aslında yaşamış oldukları sorunların sadece yanlış bir bakış açısından kaynaklandığını ve bunu değiştirdiğinde her şeyin nasıl değiştiğini idrak ediyorlar. Sınırlı ve dar kalıplar içinde yaşama bakarsan sınırsızlığı ve sonsuzluğu göremezsen sıkışıp kalırsın, olduğun yerde durur ilerleyemezsin. Bunun bilincine varıyorlar. Yapmış olduğumuz her çalışma ile birlikte hemen değişimler başlıyor.Eskiden kendilerini kurban olarak tanımladıkları hep aynı olayları aynı şekilde yaşamış oldukları döngü haline getirdikleri yaşam biçimlerini değiştirmeyi öğreniyorlar.Neyi neden yaşadıklarının farkına vardıkları an yaşama bakışları da değişiyor,suçlamayı, neden bu benim başıma geldi cezalandırılıyor muyum ,kaderim bu mu demeyi bırakıp ben bu olayı bir sebepten dolayı kendime yaşattım şimdi öğrenmem ve değiştirmem gereken nedir? diye hayatın içinde var oluyorlar..Ben sadece tabela olurum seçim kişiye aittir.Ben bildiğim her şeyi bana gelen her insana aktarıyorum.Tüm olasılıkları gösteriyorum..Dedim ya seçim kişiye aittir ben onun yerine yemek yiyerek onun karnını doyuramam..kişi adım atar,değişim gerçekleşir..İnsanlar Tanrıdan mucize ister,bende hep derim ki siz adım attıkça değişimler olacak ve istediğiniz mucize yaşamınızda gerçekleşecek..Şunu çok yaşadım, kocasından nefret eden akşam kocasına sevgiyle bakıyor,işinde yükselemeyen bir iki ay içinde terfi alıyor,borçları olan ödemelerini yapmaya başlıyor, işsiz olan işe giriyor, karımı öldürmek istiyorum diye gelen akşam çiçek alarak gidiyor..bunları ben yapmıyorum..ben sadece neyi neden yaşadıklarını onlara gösterip, bu duyguları nasıl iyileştireceğini anlatıyor onların seçimlerine bırakıyorum yaşamı..Yaşamı nasıl görmek istersen yaşama nasıl bakarsan yaşamda seni öyle görecek ve sana öyle davranacak..aslında bu kadar basit..
- Bundan 10 sene bu coaching işi bu kadar yaygın değildi. Niye insanlar bugün ihtiyaç duyuyorlar?
Bilincimiz değişmeye başladı. Kişisel gelişim ile ilgilenen insanlar arttıkça, kendi değerlerinin farkına vardıkça bu daha da yaygınlaşacak.İnsanlar kendi güçlerinin düşüncelerinin inançlarının ve davranış şekillerinin nasıl sonuçlandığını yaşamlarına bakarak görebiliyor artık..Kimse mutsuz bir hayat yaşamak istemiyor.Eskiden bu benim kaderim denirdi..Şimdi ben kendi kaderimi kendim yönetebilirim..düşüncemi duygumu ve davranış şeklimi değiştirebilirim diyebiliyor insanlar..Farkındalık arttı..yaşamlarına hedef koyarak yaşamayı öğrendiler, doğdum yaşadım öldüm diyerek sıradan bir yaşam yaşamak istemiyorlar.Kendi içlerinde ufacık bir bakış açısını bile değiştirdiklerinde yaşamlarındaki değişimleri görünce hedeflerine nasıl daha hızlı ulaştıklarını görüyorlar.. Sonuçta kendi içimize yaptığımız yolculuk ve kendimizdeki tüm değişimler ile yaşam arzu ettiğimiz gibi mutlu yaşanabilir..Yaşam Koçları da bu yüzden var.Hedefe doğru giderken insanların vazgeçtiği yorulduğu noktada onları desteklemek nedenlerini niçinlerini onlara göstermek, yolu ve süreci zevkli hale getirmek bizlerin görevi.. Kendi yaşamınızın kaptanı siz olun, yaşam size değil siz yaşam çelme takın diyor ve bu farkındalikla yaşamayı öğretiyoruz.

- Herkes yaşam koçu olabilir mi?
Her insan olabilir..Hepimiz,aslında bu eğitimi alsak ta almasak ta bir yaşam koçuyuz..eskiden dostlar ve arkadaşlar arasında verilen akıllar vardı..şöyle davran bunu yap derdik..Ama bunları yaparken aslında bize ait olan duygumuzu bizim kendi kişisel kimliğimize uygun olanı önerirdik karşımızdaki kişiye.Düşünsenize sessiz sakin olan bir insana yaşamış olduğu bir haksızlık karşısında hemen derdik ki git hakkını al nasıl böyle sessiz kalırsın şöyle konuş böyle davran masaya yumruğunu vur gibi ..ona ait olmayan önerilerde bulunurduk..şimdi her insanın kendi bakış açısı ve kimliğine göre olduğu gibi kabul etmeyi ve ona uygun önerilerde bulunmayı,karşındaki insana doğru sorular sorarak kendi iç dünyasına güzel bir yolculuk yapmayı neyi neden yaşadığını nasıl çözeceğini kendisinin bulması gerektiğini öğretiyor yaşam koçluğu..böylece ne seni ne de karşındakini yoruyor..her şey dengede ve mükemmel işliyor..kendi yaşadıklarının farkına vararak kendisine uygun davranış biçimlerine ulaşıyor..Bence her insan bu eğitimi alsın, ister sadece kendi yaşamında uygulasın isterse meslek haline getirsin..

- Bu işi yaparken eminim sende kendini geliştiriyorsun? En çok hangi konuda daha önce farkında olmadigin şeyleri ögrendin?
Ben yaşamın hakkını vererek yaşamayı öğrendim..vermenin, hizmet etmenin yüceliğini, güzelliğini öğrendim..fedakarlıkla vermeyi değil sevgiyle beklentisiz vermeyi öğrendim..çevreme göre,onların istekleri doğrultusunda değil kendim için yaşamayı, yaşamımın merkezinde ben olursam tüm yaşam alanlarımda nasıl uyum ve denge içinde yaşayabileceğimi, gereğini yapmanın ne demek olduğunu ,kendimi sevmeyi ve kendi değerime sahip çıkmayı öğrendim..yaşam amacıma hizmet eden beni mutlu eden kalbimi açan beni büyüten geliştiren ilişkiler iş arkadaşlıklar sosyal yaşam eğitimler vs içinde olmayı ve yaşamda ne yaşarsam yaşayım tek sorumluluğun bana ait olduğunu,bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğum seçimler sonucunda bir yaşam yaşadığımı öğrendim..Seçim yapmanın niyet etmenin gücünü gördüm..bilincimi bakış açımı değiştirdiğimde aslında yaşanan her olayın illüzyon olduğunu,bu yaşamın sadece bir oyun olduğunu ve iyi bir oyun oynamak için kendim olmayı ben ben olmayı öğrendim..saymakla bitmez aslında, öğrenmeye devam ediyorum..süreçten keyif ve mutluluk duyarak farkındalıkla büyük tabloyu görerek yaşıyorum.En önemlisi yaşadığım her an için şükran duymayı öğrendim..


-Bilinçaltımızı nasıl yönetebiliriz?
Kasım ayından beri ben bu semineri veriyorum. Şimdi 28 Mart ta İstanbulda Nisan 7 de gerçekleşecek. Bir çok ilde bu semineri yaptım..geri dönüşümler muhteşem..Şunu gördüm 30 günlük yaratma programı altında yapmış olduğum bu çalışma ile bilinçaltımızı nasıl yöneteceğimizi nasıl büyük değişimlerin gerçekleştiğini bu seminere daha önce katılan insanların yaşamlarındaki değişimlerin ne kadar mükemmel olduğunu gördüm..Burada yaptığımız her güne özel olumlama,beden ruh ve zihin bütünlüğünün sağlanması için her gün kişinin yaptığı çalışmaları disiplinli bir şekilde uygulaması,hedeflerini yazması,okuması vs vs..Bilinçaltına yönelik bide bir olumlama oluşturdum..burada kabullenme ve seçim var, isteği ve arzuyu en yüksek hayrına olacak şekilde hedeflemeyi anlatan bir olumlama bu.. mucize sonuçlar oluşturuyor diyebilirim..hemen cevap veren bir çalışma..bu çalışmanın en önemli özelliği 30 gün boyunca yapılması ve disiplinli bir şekilde uygulanması..
Seminere gelemeyen insanlara söyleyeceğim şey ise hedeflerinizi yazın, olumlamalar yapın,kendimi çok seviyorum ve onaylıyorum cümlesinin bile mucizesini birkaç gün sonra görürsünüz,sağlıklı beslenin,meditasyon yapın,yürüyüş yapın,imgeleme yapın hayal edin ve geçmişten özgürleşin..her gün yeni bir gün yeni güne güzel olumlamalar yaparak kendinizi mutlu edecek düşünce ve davranış içinde yaşayarak bilinçaltınızın size söylediği olumsuzlukları iyileştirebilirsiniz..

- İnsanlar bilinçaltlari kayıtlarını silebilirmisin? Evet se nasıl?
Bilinçaltı ile ilgili ben şöyle düşünüyorum..Bilinçaltının sınırsız bir zekası var ve benim yaşamımda benim nasıl mutlu olacağımı ne yaparsam kendimi gerçekleştireceğimi aslında tüm sorunların cevaplarını bilen bir depo olarak görüyorum..sadece burada bir arşiv bölümü var ..arşivde de bugüne kadar yaşadığım gördüğüm her şeyin kaydı tutuluyor..bunu bilinçaltıma yönelerek yapabilirim..yani arşivi temizlemenin olumsuzlukları iyileştirmenin kalıpları kırmanın en kolay yolu bilinçaltında var olan benin için uygun olan ve en hayırlısının olduğunu bildiğim olasılığı dışarı çıkartmam..onu bilincime yükseltmem bilinçaltında var olan arşiv kayıtlarını temizliyor..bir çok yöntem de uygulanabilir ama benim bu son çalışmalarımda bunun ne kadar kolay olduğunu gördüm aslında..Her gün kendinize ve yaşama güzel etiketler olumlu etiketler yapıştırdığınızda bile arşivdeki her olay iyileşiyor..örneğin,ben çok değerliyim,ben sevgiyim,bolluk ve zenginlik içinde yaşamayı hak ediyorum vs vs ..gibi etiketler yapıştırın kendinize ve güne öyle başlayın..hak olarak gördüğünüz her şey de her zaman evrende size o şekilde hizmet edecektir..Kendini nasıl görüyorsan yaşamında seni öyle gören insanlar olur..arşiv kayıtlarını temizlemek için istikrarlı disiplinli inanç ve güven içinde çalışmak lazım.. Travmalar için başka teknikler kullanıyorum onlar bile iyileştiğine göre olumsuz düşünce ve kayıtları değiştirmek çok daha kolay..
Aslında o kadar derin konular ki ama bir o kadar da kolay..çok fazla gözde büyütecek bir şey yok..sadece değişimlere güvenin..inanın..

-10 yıl sonra insanlar ne tür konularda coaching’e ihtiyaç duyacaklar ?
Koçluk genelden spesifiğe doğru gidecek aslında tam anlamıyla butikleşme olacak..Konular hemen hemen aynı olacak..İlişkiler,aşk,takım çalışmaları ,spirütüel koçluk,proje çalışmaları gibi konular ön planda olacak ..sadece tek fark insanlar daha bilinçli ne istediğini bilen,.yaşamın tam anlamıyla farkında olan aslında yaşamdaki her şeyini tespit etmiş belki sadece tek bir konuda tıkanmış ve bunu çözmek üzere gelecek olan kişiler olacak..yani şu anki gibi tüm yaşamı dağılmış sürü psikolojisi içinde yaşayan çevre ne der endişesi içinde olan insanlar kalmayacak.


-Terzi kendi sokugunu dikemezmis, sende oyle misin? Bu konuda sen ne yapiyorsun?
Eskiden evet herkeste büyük değişimlerin gerçekleşmesine neden olurken kendi içimde tıkandığım noktalar olurdu..kendi içimde çözemezdim..sonra hep büyük tabloyu görmeye başladım..başkasının sorunu gibi bakmaya başladım kendi yaşadıklarıma..işte o zaman kendi oyun alanından çıkıyorsun..kişisel algılamıyor sadece oyun olarak gördüğünde yaşadığın olaydan uzaklaştığında kendini çözebiliyorsun..kendime de bir danışan gelmiş gibi davrandığımda her şey yerine oturuyor..aslında bir adım geriye çekilip yaşama yaşadıklarına bakmak diyorum ben..Olayların içinde kaldığınızda sıkışırsınız.Başkalarının söküğünü dikmekten terzi kendi söküğünü göremezmiş dikmeye de vakit bulamazmış.Bende düzenli olarak kendime zaman ayırmayı öğrendim..Farkındalıkla yaşıyorum, disiplinli bir şekilde çok çalışıyorum..Gözlemliyorum yaşamı, neyin ne olduğunu neden yaşandığını nasıl çözülebileceğini,insanları deneyimleri gözlemliyorum..başkalarının yaşadıklarından öğreniyorum..olduğu gibi kabul ediyorum.. her günü yeni bir gün ilan ediyorum sanki her gün yeniden doğmuş gibi..düşünsenize tüm bilgilerin var hadi bakalım bugün yeniden başla hayata..şimdi ne yapmak istiyorsun yaşamın içinde nasıl var olmak istiyorsun? Diyorum kendime.. İşte bu çok zevkli. Çok şükür, uzun zamandır bu sistem ile yaşamımda her şey güzel ve keyifli..artık nerdeyse anda her şey çözülüyor ve iyileşiyor..en önemlisi çözülecek bir şey kalmıyor..sadece büyüyor ve ilerliyorsun..


- Son soru. Boşanma günümüzde niye bu kadar arttı? Evlilik müessesi iflas mı ediyor?
Binlerce insana ilişki ve evlilik ile ilgili koçluk yapıyorum..Eskiden bende ne oluyor herkes niye boşanıyor kadınlara ne oldu erkeklere ne oldu bu aldatmaların,saygısızlıkların güç savaşının evlilik içindeki rekabet ve hırsın sonu nereye varacak diye düşünüyordum..ama şimdi çok farklı bakıyorum..altında farklı duygu ve düşüncelerle yapılan sonrada adına ben seviyorum aşığım diyerek kendilerini kandırdıkları,ihtiyaçlar doğrultusunda yapılan tüm evlilikler son bulacak.bu bir geçiş dönemi..yeniye hazırlık dönemi.bir çok deneyimler yaşanılacak evet insanlar ayrılık acısı yaşayacak,üzülecek,aldatılacak, yaşam bitmiş tükenmiş gibi gelecek onlara,ama ancak böyle öğrenecekler.Ancak bu şekilde ne istediklerini biliyor olacaklar,ancak bunları yaşadıklarında değişmek için adım atacaklar..kendi değerlerine sahip çıkmayı kendilerine ve yaşama güvenmeyi sevgiyle var olmayı kendine saygı duymayı öğrenecekler..

Tek dikkat edilmesi gereken nokta boşandıkları veya ayrıldıkları kişiye negatif ve olumsuz duygular içinde kalmasınlar..affetsinler ki sevgiye yer açsınlar yaşamlarında..en sonunda şunu biliyorum gerçekten önce kendilerine sonra yaşamlarına gelecek olan eşlerine aşk sevgi değer saygı uyum ve mutluluğu yaşatabilecek kişiyle ne istediğini bilerek layik oldukları gibi mutlu evliliklerini gerçekleştirecekler..Dünya sevginin ama gerçek sevginin olduğu bir döneme girdi..sevgi içermeyen tüm oyunlar bitiyor..ama iş ama evlilik ama arkadaşlık..Gerçek sevgiyi bir kere tattın mı bunu yaşamına geçirdin mi işte o zaman her şey mükemmel olacak .. Sadece bu bir geçiş dönemi bazen sancılı olabilir ama sonu bence yeni ilişki bilinciyle muhteşem olacak çünkü bu bilinç sevgi bilinci..buna hazırlanıyoruz..

Ben de Füsün’a çok teşekkür ederim. Bilgilerini ve sevgisini bizlerle paylaştığı için....

Sevgili Taner, ben sana çok teşekkür ederim. Örnek bir insansın..manyetik özelliği muhteşem olan bu evrenin tüm güzelliklerini hak ediyorum diye tüm enerjinle bağıran dünyanın öbür ucuna kadar bu sesini ulaştıran harika bir iş adamı, yazar, eş, baba, dost, arkadaşsın..Işığın hep şimdiki parlasın..Başarılarından dolayı seni tebrik ediyorum..sonuna kadar hak ediyorsun tüm başarıları..seni izlemeye devam ediyorum..

Sevgilerimle,
Taner Özdeş

Comments powered by CComment

Bize Ulaşın

Halim Meriç İş Merkezi Cemal Sururi Cd. No:25/18 Şişli İstanbul

  • dummy0532 255 97 82

E-Bülten

E-posta adresinizi girin, size daha fazla bilgi gönderelim...

Ara