Kariyer mi Hobi mi?

İnsan sadece çalışarak mutlu olabilir mi? .. Ben çalışmak dışında başka hiç bir uğraşı olmayan bir çok kişi tanıyorum. Bunlara “işkolik” diyorlar. Mutlu olduklarını düşünüyorlar. Bunun en önemli nedeni de hobilerinin olmaması. Çalışmak dışında zamanlarını nasıl geçireceklerini bilmiyorlar.

Günümüzde her şey değişiyor. İş dünyasında öne çıkan kişiler akademik ve kariyerlerindeki başarıları dışında sosyal ağları, duygusal zekaları ve en önemlisi hobileri ile anılıyorlar. Hobi sadece spor olmak zorunda değil. İş dışında yapabileceğiniz herhangi bir uğraşı olabilir. Resim, müzik, satranç, yoga, koleksiyon, trekking vb..Yeter ki o işi yaparken başka bir şey düşünmeyin. Benim için spor bir hayat tarzı. Her gün spor yapmak için gereken zamanı bulmak için büyük mücadele veriyorum. Ama sporun beni pozitif, verimli, yaratıcı yapması dışında sosyal ağımı genişletmeme, yeni insanlarla tanışmama sebep oluyor. Haftalık programıma öncelikle spor veya hobilerimi koyuyorum, diğer her şeyi buna uyumlu hale getirmeye çalışıyorum. Burcu ile tanıştığımda hayat tarzı ilgimi çekti, hatta hoşuma gitti. Başarılı bir kariyer, hem de hobilerine tavizsiz zaman ayırması. Tabii ki bir bedel ödüyoruz. Örneğin ben hafta içi sadece 5-6 saat uyuyabiliyor , TV seyretmiyorum. Biliyorum ki hobilerimi yapamazsam ben mutsuz bir kişi olacağım. Bu da çevremdeki kimseyi memnun etmeyecek..

Bu haftaki konuğum Burcu Aslanağı. Burcu Garanti Bankası İnsan Kaynakları bölümünde Yönetici olarak çalışıyor. Diğer yandan kendisi ülkemizi bu sene macerayı sosyal sorumluluk misyonu ile birleştiren Land Rover G4 Challange’de İngiltere’de temsil edecek dört kişiden biri oldu. Burcu bu sene de 2,750 kişi arasından seçildi. 2006 yılında da aynı yarışa katılmak için 2,500 kişi arasından ilk 18 kişi arasına girmeyi başarmıştı. Bu yarışta düşüp kaburga kemeğini kırmış, ama azimle yine de pes etmemiş. 4 X 4 araba kullanma , snowboard, sörf, dağ bisikleti, dağa tırmanma dahil bir çok beceriye sahip. Diğer kızlardan farklıyım diyor. Yeni Asırda yaptığı bir röportajını okuyunca çok hoşuma gitti. Burcu şöyle diyordu : “Haftalarca süren bu yarışlarda fön, makyaj, manikür, yıkanma, yatakta uyuma gibi bütün lükslerden yoksun kalıyor. Ama bunlar onun umurunda değil. "Ben zaten kadınların yüz karasıyım. Öyle makyaj falan yapmam" diyor.

Burcu, bunun dışında hobisini insanlara faydalı olmak içinde kullanıyor. “Bu sene, hayatımda ilk defa Omurilik Felçlilerine yardım etmek amaçlı 4. Öger Antalya maratonunu koştum. Sizlerin de desteği ile 10km’yi tam 56 dakikada tamamladım ve bayanlarda 244 kişiden 22. oldum. Türklerde ise 10. geldim” diyor..

Burcu ile röportajımızı okumadan önce bugün iş hayatında hobilerine zaman ayıran insanların daha başarılı bir iş adamı veya iş kadını olduklarını düşünüyorum. Hobiler kişinin yaratıcı zekasına, vizyon sahibi olmasına ve pozitif enerjiye sahip olması sebebiyle şirketlerinde beraber çalıştıklara ilham verdiklerini düşünüyorum.

Geçen gün verdiğim seminerden sonra sigortacılık sektöründe çalışan bir kişi yanıma geldi. Saçları beyazlamıştı. Suratında çok yorgun bir ifade verdi. Taner Bey “artık bıktım bu işten” dedi. İçimden hangimiz yorulmuyor ki bu dönemde çalışmaktan, birçok zorlukla baş etmekten, ekonomik krizden.. Ama iş dışında bir dünyanız varsa, inanın dengeyi bulacaksınız. Ben haftada 5 gün spor yapmak, tenis turnuvalarında yarışmak dışında ikinci kariyerimi yapıyorum ve bu beni dengeliyor ve işimi daha severek yapmama sebep oluyor. Burcu iş ve hobi dengesini çok iyi yöneten genç yöneticilerden. Kendisini ne zaman görsem, yüzü güler, fit vücut yapısı ve canlı görüntüsü kişinin hemen ilgisini çeker. Bakalım bu samimi röportajı beğenecekmisiniz?.


1- Kendini tanıtırmısın.. Şu ana kadar en büyük başarın neydi? Başarının sırrı sence nedir? G4 Challenge'i kazanmak için kişi hangi yeteneklere sahip olmalıdır?
Merhaba, 1976 İzmir doğumluyum. 9 Eylül Üüniversitesi’ni bitirdikten sonra Osmanlı Bankası'nda çalışmak için Istanbul'a yerleştim ve o zamandan beri bu güzel şehirde yaşıyorum. Hayattaki en büyük başarım ise Land Rover G4 Challenge Adventure yarışmasının Türkiye bacağında ilk üçe kaldıktan sonra İngiltere'de Türkiye'yi temsil etmekti. Başarımın sırrı azmetmek, istemek ve ne olursa olsun inancımı asla kaybetmemektir. G4 Challenge'ı kazanmak için bu karakter yapısına sahip olduktan sonra bir de sportif bir yapın varsa kazanmamak için bir neden kalmıyor..

2- Bu spor merakı nereden geliyor? Sanırım macera konusunda bir çok girişimin var ? Bahseder misin macera ile spor arasında nasıl bir bağ var?
Hayatım boyunca hep sporla içiçeydim. İlk olarak çok küçük yaşta koşu ve yüzme takımındaydım, sonrasında buna dağcılık, dalgıçlık, sörf, yelken, dağ bisikleti, koşu ve snowboard da eklendi. Macera yarışmalarına ise, bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladım. Gillette firmasında çalışıyordu ve onların bir hafta süren macera yarışması vardı. Güçlü ve dayanıklı olduğumu ve başarabileceğimi söyledi. Yarışa girdim, bir hafta günde en az 9, en çok 14 saat yarışıp en sonunda takım arkadaşım ile ikinci olduk. Sonrasında ise bunu uluslararası bir yarışma olan G4 aldi. G4 Challenge yarışmasının 2006 ve 2009 Türkiye temsilcisiyim. Her zaman bir macera tutkunuydum, çok küçükken bile ağaç ve duvar tepelerindeydim. Buna spor da eklenince inanilmaz bir haz oluşuyor.

3- Yaptığın işi (bankacılık) seviyor musun? Maddi ihtiyacın olmasaydı aynı işe devam eder miydin? Yaptığım işi çok seviyorum çünkü insan ilişkilerim her zaman iyi oldu. Burada yaptığım iş de insanların ihtiyaçlarını belirlemek ve uygun kişileri uygun pozisyonlara yerleştirmek. G4 yarışmasında da hem Türkiye'de hem de İngiltere'de yarışırken yeni insanlarla zor şartlarda tanışıyorsunuz. Bir takım olarak başarı elde etmeye çalışıyor aynı zamanda ülkenizi temsil ediyorsunuz. İş hayatım ve sosyal hayatımı beraber göturmek benim birlikte değerlendirdiğim, maddi olanaklardan bağımsız değerlendirdiğim bir challenge.

4- Ülkemizde spor yapanların sayısı çok az. Ülkemizde sporun sevilmemesini nedeni nedir? Maalesef spor yapanların ve futbol dışında spor severlerin sayısı çok az olmakla birlikte giderek artıyor. Sporun desteklenmemesi en büyük dezavantaj, fakat daha fazla sayıda, tanıtımı iyi yapılan, sponsorlu yarışların yapılmasıyla birlikte, Türkiye'de spora olan ilginin ve desteğin artacağını düşünüyorum.

5- Özelikle bayanların erkeklere göre ilerki yaşlarda spor yapma oranı daha düşük, sen niye spor yapıyorsun ? Seni ne tetikliyor? Ben öncelikle rahatlamak, sonra da sağlık için spor yapıyorum, spor yapmayı gerçekten çok seviyorum. Yapmadiğim zaman kendimi kötü hissediyor, bir parça eksik kalmış gibi tamamlıyorum günü. Şu anda haftada 6 gün spor yapıyorum ve zaman bulamayan kişilere örnek olmaya calışıyorum.

6- En büyük hayalin veya tutkun nedir? Bunu gerçekleştirmen için neye ihtıyacın var? En büyük hayalim ve tutkum dünyayı gezmek. Sanırım bunun için en az bir seneliğine ücretsiz izin almak gerekir :)

7- % 100 başarılı olacağını bilseydin ne iş yapmak isterdin?
Milli atlet olmak ister, veya profesyonel bir macera yarışmacısı olmak, yurtdışında sürekli Türkiye'yi temsil etmek isterdim. Çünkü spor yapmaktan asla bıkmıyor aksine mutlu oluyorum.

8- Spor yapma merakı sence genlerden mi geliyor? Bence genlerden gelme olasılığı yüksek. Annem çok iyi bir yürüyüşçüdür. Babam ise benim gibi macera düşkünüymüş..

9- "Erkeklerle yarışmanın kendini daha güçlü hissettirdiğini söyleyen Aslanağı "Yarış bitince önce kadınlarda sonra erkeklerde kaçıncı olduğumu bakarım" diyor. Biraz burada ne demek istedigini açıklarmısın? Sürekli sınırlarımı zorlayan bir yapım var. Sanırım asıl nedeni bu. Bir yarışta tüm kadınları geçmiş olabilirim ama asıl tüm erkeklerde kaçıncıyım? Bir daha ki sefere onları da geçmek için ne yapmam gerekene bakıyorum :)

10- Tekrar doğsaydın, erkek olmak istermiydin? Bunu hep düşündüm ama sanırım çok da gerek yok. Her ikisine de sahibim yani kadınım ve neredeyse erkek kadar kuvvetliyim.

11- Şu andaki işin karakterin açısından oldukca monoton bir iş, kendini nasıl motive ediyorsun? Niye insan kaynakları? Niye hobilerine yönelik bir meslek seçmedin? Antreman yapmak ve sporla uğraşmak , dışarıdan bakıldığında çok monoton gelebilir. Öte yandan mücadele ve sonrasında gelen başarı size monoton gibi görünen deneyimi farklı kılıyor. İnsan kaynakları, şirketin hayatını düzenliyor, zaman zaman kişisel olarak hayatlar değiştiriyor. Herşeyden önce insanları tanıyorsunuz ve her insanda keşfedilecek cevheri değerlendiriyorsunuz. Bu değerlendirme süreci sonrası ortaya çıkan başarıya ortak oluyorsunuz.

12- Macera ve spor konusunda genclere ne tavsiyede bulunmak isterdin? Bu konuda ne yapmalılar? Macera ve spor, kendinizi keşfetmek için fırsattır. "İmkanım yok, zamanım yok" diye başlamadığınız sporu yapmayı deneyin. Hayatınız değişecek, sporun size ne kadar pozitif etkisi olacağını göreceksiniz. Haftasonu Belgrad Ormanı'nda orienteering yapın. Elinizde pusulayla hedeflerinizi bulduğunuzda amacınıza ulaşmaktan, çevrenizi keşfetmekten ne kadar mutlu olduğunuzu göreceksiniz. Bence yapılması gereken maceraya, spora ve kendinize bir şans vermektir.

13- 10 yıl sonra kendini nerede görmek istiyorsun? 10 yıl sonra sporu ve macerayı hayatımın bir parçası olarak koruyacağıma inanıyorum. Yaptıklarımı daha çok seveceğim ve başkalarına da örnek olacağım. Kimbilir, belki de yeni sporcular / maceracılar yetiştiririm :)

Burcu’ya bu güzel röportajı için çok teşekkür ederim. Umarım bu samimi söyleşi kariyerine yeni başlayacak bir çok gence ışık tutar.. Hobisiz hayat, sadece çalışmak insanı eninde sonunda köreltir.. Başarı ve mutluluğun sırrı; iş, aile ve sosyal faaliyetlerdeki dengeyle sağlanacağını düşünenlerdenim.
Ya Siz?


Sevgilerimle,
Taner Özdeş

Comments powered by CComment

Bize Ulaşın

Halim Meriç İş Merkezi Cemal Sururi Cd. No:25/18 Şişli İstanbul

  • dummy0532 255 97 82

E-Bülten

E-posta adresinizi girin, size daha fazla bilgi gönderelim...

Ara