Oğlum Mezun Oldu!

Dün Özyeğin Üniversitesinden 562 öğrenci farklı bölümlerden mezun oldu. Her öğrenci için en az dört veli de bu anı yaşamak için gelmişti. Bir mezun da sevgili oğlum Emre idi. Diğer oğlum Cem, geçen sene Bilgi Üniversitesinden mezun olduktan sonra, şimdi de Kanada'da hayallerin peşinden gitmek için okuyup, çalışıyor. Her iki oğlum ile de her zaman gurur duydum.

Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu iki değerli iş adamı Hüsnü Özyeğin ve Muhtar Kent' i mezuniyet töreninde dinleme şansım oldu; gençlere uzun uzun vaadlerde bulundular. Her iki işadamının bana göre ortak noktaları, alçakgönüllü olmaları ve ileri yaşlarına rağmen bitmeyen işlerine duydukları tutkuydu.

Türkiye'de bugün 25-34 yaş aralığındaki genç nüfusun yarısı bile lise mezunu değil; çünkü 12 yıllık zorunlu eğitim yeni başladı. Oysa Kore'de aynı yaş aralığındaki nüfusun yüzde 5'ten azı liseyi bitirmemiş. OECD'nin kendi ortalaması ise yüzde 18 civarında.

Türkiye'de yine 25-34 yaş aralığındaki genç nüfusun yüzde 30'dan azı üniversite veya yüksekokul eğitimi almış. Bu oran Kore için yüzde 70. Oysa 30 yıl önce Türkiye ile Kore vatandaşlarının üniversite eğitimi verme konusunda birbirine benziyordu. Bugün 55-64 yaş aralığında olan nüfusumuzun üniversite veya yüksekokul mezuniyeti yüzde 10, Kore'de ise yüzde 20.

Bugün çalışma çağındaki nüfusumuzun ( 25-64 yaş), yüzde 5 okuma-yazma bilmiyor: yüzde 46 ilkokul mezunu; yüzde 13 ortaokul mezunu; yüzde 19 lise; yüzde 5 önlisans; yüzde 10 lisans ve yüzde 1 yüksek lisans derecesine sahip.

Dün her iki işadamı mezunlara defalarca eğitimin ne kadar kıymetli olduğunu defalarca vurguladı. Çünkü dışarıda sizler kadar şanslı insanlar yok! dediler.

Daha da önemlisi mezunlara şunu söylediler; hayatta birçok iniş ve çıkış yaşayacaksınız, bunlara hazırlıklı olun, birçok engelle karşılacaksınız.

Ben de bu yeni mezunlara şunu söylemek isterim; yaşam adil değildir, iş hayatında birçok zorluk, haksızlık ile karşılacaksınız. Duygularınızı anneniz ve babanız gibi anlamayacaklardır. Güçlü olun, kendinize inanın.
Biliyorum, yeni nesil, zengin ve ünlü olmanın peşinde. Bu hedeflerde bir sorun yok; sadece hedeflerinize ulaşırken kendinizden uzaklaşmayın. En güçlü yeteneğiniz olan " kendiniz olma" özelliğini kaybetmeyin. Dün mezun olan her bir kişi, özgüvenleri, karizmaları ve rahatlıkları bizi büyüledi.

Türkiye'de insan ister ki, birçok Hüsnü Özyeğin, Muhtar Kent, Aziz Sancar'lar çıksın. Ancak, onlar bedel ödediler ve hiçbir zaman özlerini kaybetmediler. Kazandıklarını hep topluma geri verdiler ve vermeye devam ediyorlar..

Bugün Fransa, Almanya ve Britanya 2. Dünya Savaşı'ndan yerle bir edildikleri halde 20 yıl sonra yeniden ayağa kalktılar, buna karşılık Irak, 13 yıl geçmesine rağmen hala kıpırdamadığını merak ettiniz mi? Sebebi, insan sermayesinin yerinde durmadıydı. Oysa, Irak'ta insan sermayesi savaştan önce de yoktu, sonra da olmadı.

Bizim Cumhuriyetimizin en büyük başarısı da başarısızlığı da insan kaynağı yaratmak konusunda oldu.
Böylesine düşük eğitimli, sınırlı işgücüyle Türkiye nereye varabilir, refahımızı nasıl artırabiliriz?

İnsanoğlu bu evrende kendini üretmiş ve yaratmış bir yaratıktır. Dün Özyeğin'den mezun olan 562 öğrenci, umarım Türkiye'nin refahını artırmasına katkıda bulunacak, yeni iş alanları ve birçok yeni Üniversiteler açacaklardır. Toplumu ve cumhuriyetimizi ileri ülkeler seviyesine taşımak için var güçleriyle çalışacaklardır.

Bu vesile ile sevgili oğlum Emre'yi kutlar, yeni hayatında başarılar dilerim. Umarım fotoğraftaki gibi eli hep yükseklerde kalır.

Sevgilerimle,

Taner Özdeş
Geri

Comments powered by CComment

Bize Ulaşın

Halim Meriç İş Merkezi Cemal Sururi Cd. No:25/18 Şişli İstanbul

  • dummy0532 255 97 82

E-Bülten

E-posta adresinizi girin, size daha fazla bilgi gönderelim...

Ara