Dünya Sekizincisi Nasıl Oldum?

Tutku, dinlenmek bilmez.

Türkiye şampiyonu bir babanın oğlu olarak neredeyse yürümeden önce yüzmeyi öğrendim. Babam beni yüzücü olmam için Galatasaray Yüzme kulübüne yazdırmıştı. O zamanlar yüzmekten bu kadar zevk almazdım. 11 yaşına kadar almış olduğum birkaç derece dışında bir başarım olmadı. Babam bir gün İzmir'e Olimpiyat seçmeleri için beni hocalara göstermek için beni yanında götürdü. Yeteneğim vardı, ancak bir sporcu olma isteğim yoktu. Spor her zaman hayatımın önemli bir parçası olmuştur; gençliğimde birçok spor dalında sportif başarı elde ettim, ancak rekabetçi yüzmeyi devam ettirmedim.

2012 yılında ülkemizde başlayan Master Yüzme yarışlarında babamın Türkiye Şampiyon Dereceleri alması dikkatimi çekti, bende bir heyecan yarattı ve babama bu yarışlara katılmak istediğimi söyledim. Marmaris'te Master Havuz yarışlarına ilk defa 2013 de katıldım. Türkiye üçüncüsü oldum. Aynı yıl Kıtalar-arası Yüzme yarışları konusunda bilgim oldu. Eşimin yüzme hocası Burcu Sanduvaç ile yüzmeye tekrar başladım. Neredeyse 40 yıl olmuştu. En baştan başlayarak yüzme tekniklerini Burcu hocadan öğrendim. 2 aylık bir antrenman ile iyi bir seviyeye geldim. Bu arada haftada altı yedi gün düzenli spor yapan biri olduğumu da belirtmek isterim.

Bu sene yüzme yarışına bir amaç da atmak istedim. Otizm konusu benim açımdan en önemli bir sorundu. Otistik çocukların spor ile düzelme şanslarının olması, kurucusu. Demet Uyar’ı yakından tanımam, OGAD Otizm Güçlü Aile derneği için yardım kampanyası yapmaya karar verdim. Adını da "Ülkem için ne yapabilirim" koydum.

Yarıştan bir önceki akşam çok heyecanlıydım. Cuma ve cumartesi evde oturmak, benim için başlı başına ciddi bir disiplin ve özveri idi. Erken saatte yattım. Sabah 6 da kalktım, heyecanlıydım.

En sonunda yarış anı geldi, tüm yarışmacılar, 2.180 kişi, 975 tanesi yabancı uyruklu, gemilere bindik. Yarıştan önceki bu bir saat zor geçer. Herkes gemide birbirinden öğrenmeye çalışır. Özelikle ilk katılanlar! Bu sefer yanıma 68 yaşında bir yüzücü oturdu. Yaşı en fazla 50 gözüküyordu. Bu yaşta yüzen insanlar bana hep moral verir. Ben de 70 yaşına kadar yarışmak istiyorum. Daha sonra 74 yaşında bir yüzücü ile tanışınca, moralim daha da arttı. Suya atlama zamanı geldiğinde, yüzlerce insan Kanlıca iskelesinden arka arkaya Boğazın sularına atladı. Suya düştükten sonra kol ve bacak darbesi yeme ihtimaliniz yüksektir. İlk başta o kalabalıktan sıyrılmak ilk hedefinizdir, sonra da doğru akıntıyı bulana kadar tüm hızınızla yüzersiniz. Biraz da panik yaşarsınız.

Bu sene 4. kere Kıtalar-arası yüzme yarışına katıldım. Bu sene her zamankinden farklı terör olayları ve darbe teşebbüsü gölgesinde yapılması, zihinsel enerjimi negatif yönde etkiledi. Antrenmanlara bu sene biraz daha tedbirli olarak yarıştan üç ay önce yine Burcu hoca ile çalıştım. Hoca ile çalışmanın en büyük faydasını fiziksel performansınızda görürsünüz. Onun dışında beslenme, düzenli yaşam ve uyku özellikle yarıştan iki hafta önce çok önemli hale geliyor.

Bir saat dört dakika boyunca hiç durmadan yüzdüm. Boğazda yüzmek gerçekten nefes kesicidir, boğazın ortasında bir kibrit çöpü kadar alan kaplamanız korkutucudur. Yüzerken çıkabilecek tüm olumsuzlukları düşünmemeye çalışırım; çöp ve denizanası sürüsü her zaman karşılaştığım şeylerdir. Akıntı sürekli değişir. Lodos tüm yarışın dengelerini bozabilir. Geçen seneki Lodos tüm yüzücülerin otuz dakika fazla yüzmelerine sebep olmuştu. Bu tür uzun yarışlarda fizik ve zihin birlikte çalışmak zorundadır.

Zaman zaman yorulduğum zaman gözlerimi kapatıp yüzerim. Bu bana ekstra dayanma gücü verir. Bazen, Tanrı ile bazen de kendi kendimle cesaret verici iç konuşmalar yaparım. En sevdiğim söz: "İnsan kendini kendine adadığı an, Tanrı harekete geçer." Bu sene ayrıca otistik çocuklara bir söz vermiştim. Bu düşüncede bana güç ve ilham verdi. Başarmak zorundaydım.

Yarışın en sonu, en zor kısmıdır;Galatasaray adasına gelince bir karar vermeniz gerekir ve bu karar yarış derecenizi belirler. Bu sene akıntıyı bulunca yarış bitiş noktasına doğru dönmek yerine, yolu uzatarak yarış bitiş alanı hizasına kadar yüzdüm ve “L” yaparak yarışı 1.04 derece ile bitirdim.

 

Yarış bittiğinde o merdivenlerden çıkacak gücünüz kalmaz, çıkar çıkmaz birkaç adım atıp yere yığıldım. Sonra süreye baktım. 1.04 derece ile kendi yaşımda dünya 8. olduğumu skor tabelasında görünce çok mutlu oldum. Tüm yaş kategorilerinde ise dünya 133. oldum.

 

 


Her yıl üç ayımı bu yarış için harcarım. Tüm hayatımı o dönemde bu yarış üzerine kurgularım. Sonunda yaşadığım tatmin duygusu, her şeye değer. Bu sene hem daha anlamlı bir yarış oldu, hem de aldığım derece ile tüm emeğimin karşılığını aldım. En büyük mutluluğum, Otistik çocuklara vermiş olduğum sözümü tutmam oldu.

Sizlerden ricam OGAD Otizm Güçlü Aile Derneği yardım kampanyasına katılmanız ve amacıma destek vermeniz. Yardım kampanyamız Cuma gününe kadar devam edecektir. Bağış hesap bilgilerini yorum kısmında paylaşacağım.

Sevgilerimle,
Taner Özdeş

Comments powered by CComment

Bize Ulaşın

Halim Meriç İş Merkezi Cemal Sururi Cd. No:25/18 Şişli İstanbul

  • dummy0532 255 97 82

E-Bülten

E-posta adresinizi girin, size daha fazla bilgi gönderelim...

Ara