Maxihaber Ayın Konuğu Taner Özdeş

Bu ay ki konuğum Infonet Genel Müdürü Sn. Taner Özdeş. En büyük özelliği "Pozitif Düşünceyi" bir hayat felsefesi olarak görmesi. Çok genç ve dinç görünmesinin sırrının 20 yıldır haftanın 6 günü aralıksız yaptığı spora borçlu olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım. Sporu Yoga gibi büyük bir disiplin içinde sürdürdüğünü söyledi. Yaptığı işi en iyi yapma arzusunda olan Özdeş, özellikle satış konusunda çok başarılı bir yönetici. Hedefleri hep en yüksekte. Çalıştığı şirketi sektöründe birinci sıraya taşımak istiyor. Özellikle "İlişki Geliştirme" konusunda oldukça iddialı bir kişilik olduğunu söyleyebilirim. Birçok dernekte aktif rol üstlenmesi de zaten bunun kanıtı. Çok çalışıyor ve zamanı ekonomik kullanıyor. Türkiye'de iyi bir Satış Guru'su olmak en büyük hayali. 2005 yılında "İlişki Geliştirme" konusunda kitap yazacağından bahsetti. Yaklaşık bir saat süren neşeli sohbetimizden ben gerçekten keyif aldım. "Gelecekte Türkiye beni nerede faydalı kullanabilecekse orada olmak isterim" diyen Özdeş'in çok daha büyük başarılarını görmemizin hiç de uzak olmadığını ve yolunun açık olduğunu söyleyebilirim.

A.A. : Taner Bey, siz Infonet'de Genel Müdürlük görevini yürütüyorsunuz. Infonet'deki bu görevinizin içeriğine geçmeden önce bize biraz kendinizi çocukluk ve okul yıllarından başlayarak tanıtır mısınız?

T.Ö. : 17.11.1963 İstanbul doğumluyum. Akrep burcunun iyi özelliklerini taşıdığımı düşünüyorum, hırslı, lider ruhlu, girişimçi, yaratıcı ve ısrarcı. 22 yaşında Amerika'ya gitmem sebebiyle çok sevdiğim sevgili eşim Neylan'la evlendim. Cem ve Emre adında, 14 ve 13 yaşında 2 oğlum var. En büyük idealim çocuklarımla birlikte çalışmak.

Ortaokul ve Liseyi Avusturya Lisesi'nde okuduktan sonra, Pazarlama konusunda her zaman idealim olan Amerika'da okuma şansımı elde ettim. University of Miami'de hem Pazarlama hem de İşletme Lisansı yaptım. Amerika'da okurken birçok yerde staj ve çalışma imkanım oldu. Üniversiteden sonra ilk İktisat Bankası'nda Yönetici adayı olarak kariyerime başladım. 1986 yılında çalışmaya bankacı olarak başladim. Bankacılık özelikle Finans ve Türkiye'yi tanımak konusunda kapsamlı bilgiye sahip olmak açısından çok faydalı bir meslek. Daha sonra aldığım bir teklifi değerlendirerek, Unilever'de Ürün Yöneticisi olarak çalıştım, askerlik öncesi Pars McCann Ericcson'da kısa bir dönem çalıştım. Kısa dönem askerlik sonrası gerçek performansımı gösterebildiğim, Dow jones Telerate'de Satış Temsilciğinden başlayıp, Satış ve Pazarlama Müdürü olarak, 1997 yılında Türkiye'nin ilk kurumsal Internet Servis Sağlayıcısı Fornet'e yakın bir arkadaşımın ısrarı üzerine Satış ve Pazarlama Operasyonunu kurmak amacıyla transfer oldum. Fornet 3 yıl sonra Koçnet tarafından satın alınınca, bir yakin arkadaşımın tanıştırması ile Infonet'de çalışmaya başladım ve 4 yıldır Genel Müdürlüğünü yürütmekteyim. Infonet, Türkiye ve dünyadaki ekonomik, siyasi ve politik istikrarsızlığa rağmen son iki yıldır Güvenlik konusunda sektör liderliğini sürdürmektedir. Interpro tarafından 2002 ve 2003 yıllarında güvenlik yazılım ciro bazinda sektör birincisi seçilmiştir.

A.A. : Bize biraz Infonet'den bahseder misiniz? Infonet'in Bilişim sektöründe üstlendiği misyon nedir?

T.Ö. : Infonet 1995 yılında kurumlara ağ ve bilgi güvenliği konusunda her türlü yazılım, entegrasyon, anahtar teslim proje yapmak amacıyla kurulmuştur. Türkiye'de ilk firewall, VPN uygulamasını gerçekleştirmiş, ilk güvenlik denetim ve derecelendirme hizmetlerini başlatmıştır. Infonet'in misyonu Türkiye'de e-güvenlik konusunda en ekonomik, yenilikçi ve esnek çözümleri Türk şirketlerine sunarak, Türkiye'de e-iş ve ticaretin gelişmesine katkıda bulunmaktır. Infonet 2003 yılından itibaren yönetilebilir güvenlik hizmetleri ve dış kaynak güvenlik hizmetlerini pazara sunmuştur. Amacımız, şirketlerin güvenlik tehditlerine karşın en etkin ve ekonomik korumaya sahip olmalarını sağlayarak ana işlerine odaklanmalarına imkan vermektir.

A.A. : Biraz da kurumlara sağladığınız güvenlik hizmetinden bahsedelim. Bunu nasıl ve hangi programlarla sağlıyorsunuz? Kullandığınız yazılımların rakip yazılımlara oranla üstünlükleri nelerdir?

T.Ö. : Infonet şirketlere ürün, hizmet ve danışmanlık sunmaktadır. Temsilciliğini yapmış olduğumuz ürünleri seçerken firmanın pazar payı, Ar-Ge'ye verdiği önem, servis/destek hizmet ve yaygınlığı, uzmanlık dereceleri ve şirketin finansal yapısına önem veririz. Bunu dışında Infonet'in en ağırlıklı pazara sunduğu ürün CheckPoint'dir. CheckPoint OPSEC vizyonu diğer tamamlayıcı ürünleri seçmemizde yol göstermiştir. Güvenliğin bir süreç olduğuna ve tek bir ürünle sağlanamayacağına inanıyor, ayrıca ürünler doğru yönetilmediği sürece (aktif yönetim) güvenlikte başarıya ulaşılmayacağı ilkesinden hareket ediyoruz. Bu sebeple tüm ürün gamımız pazar lideri ve OPSEC ürünlerinden oluşmaktadır. CheckPoint, Trend Micro, ISS, Websense, NetIQ ve RSA en çok satış gerçekleştirdiğimiz ana ürünlerdir. Rakip ürünlere göre en önemli avantajları entegre çalışmaları, tek bir konuda uzman olmaları ve Ar-Ge'ye verdikleri önem sayılabilir. Ürünlerin merkezi yönetilmemeleri, entegre çalışmaları ve pazarın ihtiyaçlarına hızla cevap vermeleri rakiplere göre en önemli avantajları arasındadır.

A.A. : Infonet'de göreve başladığınız ilk günden bugüne gerçekleştirdiğiniz önemli projelerden bahseder misiniz?

T.Ö. : Infonet'e 2000 yılında katıldım. Şirkette yaptığım en önemli değişim şirketin teknik bir şirketten pazarlama odaklı firmaya ürün yerine servis odaklı bir şirkete dönüşmesidir. 4 yıl gibi kısa sürede Infonet müşteri sayısını 500 den 3000'e, temsil ettiği ürün sayısını 8'den 15'e, bayi sayısını 10'dan 150'ye çıkarma başarısını göstermiştir. Bunun yanında ilk güvenlik denetim şirketini 2000 yılında, ilk Kiralanabilir Güvenlik Hizmetlerini 2003 yılında başlattık. 2004 yılının son çeyreğinde dünyanın en önde gelen Güvenlik Yönetim şirketinin işortaklığını duyuracağız. Bundan sonra vizyonumuz Infonet'in e-güvenlik konusunda ilk akla gelen servis sağlıyıcısı olmasıdır.

Taner ÖzdeşA.A. : Infonet'in bir de bayilik programı var. Bayilik vermek için firmalarda aradığınız belirli koşullar var mı?

T.Ö. : Infonet temsil ettiği tüm güvenlik yazılımlarında dağıtıcı (distributor) olması sebebiyle bayi ve çözüm ortakları üzerinden pazara sunmaktadır. Bayi olmak için www.infonet.com.tr sitesinden bayi adayları başvuruda bulunabilirler. Bayilere ücretsiz eğitim, seminerlere katılım hakkı, müşteri paslama, proje geliştirme ve sertifikasyon programlarına katılım hakkı verilmektedir. Türkiye'nin her yerinde Trend Micro Anti-virus yazılımlarını pazarlayacak bayiler aramaktayız. Bayi olmak için en önemli koşul müşteri portföyü olması, IT konusunda faaliyet göstermesi ve güvenlik konusunda yatırım yapabilecek olmasıdır. İlk etapta 1 teknik ve 1 satiş elemanı yeterli olacaktır.

A.A. : Sizce Türkiye'de bilgi güvenliği bilinci yeterli düzeyde mi? Bu konuda kısa bir değerlendirme yapar mısınız?

T.Ö. : Türkiye'de şirketler diğer hizmet ve servis sektöründe olduğu gibi Internet güvenliği konusunda kaderci ve bana birşey olmaz yaklaşımı ile minimum veya bilinçsiz yatırım yapmaktadırlar. Firmalar verimsizlik, elemanlarının zaman kaybı, sistemlerin çalışmaması, müşteri imaj ve memnuniyeti konusunda yeterli duyarlılığı göstermemeleri bu konuda yeterince yatırım yapılmamasının başlıca nedenleri arasında gösterilebilir.

A.A. : KOBİ'lerin internet güvenliği konusunda yatırım yapması, maliyetlerin yüksek olması nedeniyle biraz zor görünüyor. Infonet olarak sizin KOBİ'ler için uygun maliyetli çözümleriniz var mı?

T.Ö. : KOBİ Türkiyede en çok pazarlama amacıyla suistimal edilen bir sözcüktür. Kavram herkes tarafından farklı algılanmakta ve kullanılmaktadır. Bana göre KOBİ 5-50 kişi arasında kişi istihdam eden, yıllık cirosu 1-10 milyon Dolar olan patron şirketleridir. Hızlı bir girişim ruhu ile kurulan fakat aynı başarıyı finansman, yetişmiş eleman, yatırım ve teknolojik donanım yetersizliği sebebiyle büyürken göstermekte zorlanan şirketlerden oluşmaktadır. Türkiye'de firmalar üretim konusunda yeterli teknolojik yenileme yapamazken, her türlü girdi maliyetlerin diğer Avrupa ülkelerine göre kat kat fazla olan ülkemizde KOBİ'lerin teknolojiye yatırım yapmalarını beklemek saflık olacaktır. Biz KOBİlere yönelik minimum maliyetle dış kaynak kullanımını öneriyoruz. Bu konuda firma büyüklüğüne, firmanın Internet'de iş yapma şekli, risk ve güvenlik faktörlerine göre, esnek ve genişleyen çözümler sunmaktayız.

A.A. : İş hayatınızın dışında ilgi duyduğunuz konular neler? Mesela spor ve müzik ile ilgileniyor musunuz?

T.Ö. : Spor benim için nefes almaktır, meditasyondur. Haftada en az 5 gün spor yaparım. Tenis, kayak, yüzmek ve cardio... Spor dışında zamanımın büyük kısmını dernekler (Junior Chamber International, Gyiad), hobilerim (kitap okumak, seyahat etmek, sinema ve kültürel faaliyetlere katılmak) ve kendimi sürekli geliştirmek için katıldığım eğitimler ve seminerler almaktadır. Maalesef aileme istediğim kadar zaman ayıramamakla birlikte geçirdiğim zamanın kaliteli, hoş ve en iyi şekilde değerlendirmeye azami özen gösteririm. Son 3 yıldır ayrıca üniversitelerde ve belli derneklerin vasıtasıyla Açık Satış Seminerleri veriyorum. 2005 yılında bu konuda kitap yazmayı hedefliyorum, şu ana kadar 2000 kişiye eğitim verdim.

A.A. : Aşağıdaki kelimeler size ne ifade ediyor? Tek kelime veya cümle ile açıklar mısınız?

T.Ö. :
Infonet : E-Güvenliğin adı
E-Güvenlik : Ağ ve bilgi güvenliği
KOBİ : Küçük ve orta ölçekli şirketler, patron şirketleri
Virüs : Zararlı yazılım ve kod
İnternet : Yeni dünyanın dili
Başarı : Toplam fedakarlık ve azmin sonucu
Tehdit : Göremediğimiz veya görüpte kabullendiğimiz engeller
Eğitim : Doğarken başlayan ve ölene kadar süren gelişim süreci
Patron : Girişimci ve cesur yatırımcı
Bilgi : Güç ve rekabet

A.A. : Hayatınızın 10 yıl sonrasında kendinizi nerede görmek istiyorsunuz?

T.Ö. : Kendimi yine zirvede görmek isterim, bu bir Politikacı, Üst Düzey Yönetici veya kendi işimin patronu olabilir, önemli olan başarılı kalabilmektir. Kendimi geliştirebileceğim ve başarılı olacağım işleri tercih ederim.

A.A. : Son olarak okuyucularımıza vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

T.Ö. : İnsan hayatı boyunca sürekli kendini geliştirebilmeli ve çalışmalıdır. Ancak, bugün başarılı insanlar paraya değil zamanı satın alabilen kişilerdir. Başarılı insan önce kendisine, sonra ailesine ve toplumuna faydalı olan kişidir. Dünyanın en güzel duygusu vermek ve paylaşmaktır. Pozitif olabilme ve davranabilme günümüzün en önemli meziyetidir.

Bu fırsatı bana verdiğiniz için teşekkür ederim.

Comments powered by CComment

Bize Ulaşın

Halim Meriç İş Merkezi Cemal Sururi Cd. No:25/18 Şişli İstanbul

  • dummy0532 255 97 82

E-Bülten

E-posta adresinizi girin, size daha fazla bilgi gönderelim...

Ara